17 Aralık 2009 Perşembe

mahkeme öncesi mübaşirle sohbet

17 Aralık 2009 Perşembe
rain diye bi' parçayla başladı gece. şarkıyla uyumlu, ritimli bi' şekilde caddelerde yağmur. tanrı bateri çalıyor. ama güzel çalıyor, bugün huzurlu. tamamen düşünce gücüyle, kafam trilyon. tamamen kaba kuvvet; güç kullanılmış. ortalık karışık, ortalık 56. tanrı ''gôddônônôşi''. an meselesi her şey. tek bi' an. birden gelişti olaylar. önce, sol bileğimi kestim. çok kan akıyor, normal mi tanrım? tanrı ağlıyor ve beni duymuyor. avucum karıncalanmak ile, karıncalanmamak arasında gidip geliyor. tanrı'dan, caddelere yumuşak vuruşlar. sonra aynı koldan, bi' karış yukarısını kestim. o bir karış, kandan görünmüyordu. peki, bu normal miydi tanrım? gökyüzü; esip gürlediyse de, söndüremedi içimdeki ateşi. sol kolum uyuştu gibi, ama acıyı hissediyorum. iliklerimde. o zaman uyuştu denilebilir mi? bilmiyorum. normal midir yârim? soğukluğu gördüm, duydum; hissettim. üşüyorum. sol kolum pert. kan, rutine bağladı artık. bu, nasıl bi' akış açısı(!) tanrım? tanrı ''gôddônônôşi''. film ''slow motion'' devam ediyor. sol kolum istikametinden, eftikten yukarı tırmanıyor derinlik. keskin ne demek? her damarda daha iyi algılıyorum. soğuğu anladığım her derecede. film aynı yavaşlıkta. ışık, her geçen dakika daha uzak kalıyor gözlerime. film bitmemeli. kesiklerin üzerlerini bez parçalarıyla kapatıyorum. sol kolumu temizlemeye çalıştım; olmuyor. pembe ile kırmızı arasında kalıyor her zaman. burnumun kanaması normal mi? o doğal. ara sıra kanar burnum. damarlar hasarlı. vücut ısımın çok arttığı zamanlarda; hızla akıyor. anlıyorum geldiğini. ama her seferinde, parmağımı burun deliği girişine tutup bakıyorum. kontol ediyorum. her seferinde kan. neyse, sol kolumda durumlar değişmedi. git gide kullanma kapasitesi azalıyor; o kadar. o'nun dışında her şey normal. sigarayı sol elime bırakıyorum. içmek için kaldırmaya çalışıyorum, kalkmıyor. ya da psikolojik. zaten psikolojik, hırt. kolum işlevini yitiriyor sanki, bi' kaç kesik karşısında. ve gök, gürültülü ve ses getirecek bi' flex atıyor; yıldırım ve şimşek sustu. gülüyorum. sağ elim ile içmeye devam ediyorum, sigarayı. herkes çok kızacak; bu, bulunmaz hint kumaşlarını kirlettim diye. ama herkes çok kızacak; vicdanlarında bir ses olacağım için. kirlenen sizler değilsiniz; film. o, kanlı fransız filmlerine döndü son bi' kaç saatim. sağ elim şah damarına gidiyor, yine sol taraftan. sol elim ile engellemek istiyorum, ama sol elim pert. gözlerimde, kontrast ayarları kayızlıyor. kararıyorum. bu kadar dayanmam normal değil, bu akış olayına. ama tanrı ''gôddônônôşi''. kanıyorum. takım elbise ile gömün beni; mahkeme karşısına öyle çıkılır. sakallarımı kesin. saçlarıma dokunmayın; zaten kısalar. küpelerime dokunmayın. biraz benden bi' şeyler olsun. bu karanlık geceden mi? gitmeliyim. siyahların kıblesi, beyazların kâbesiyim. intihar etmek hatıralardan kaçamamaktır. o son dakikalarında; anılar. anlamayanlar. sen, buna acizlik diyemezsin; acizliği anlamadan, dinlemeden. dinlemeden. yerlerimizi değiştirmemiz lazım. belki... duygularımızı, düşüncelerimizi. yağmur, yağışını sürdürmekte. değiştirsek sahneleri. sonra, beraber çıksak sokaklara. ıslansak felan. öpsem seni, tam şah damarının üstünden. kesersem ölürsün, öpünce vurulsan.

2 yazı hakkında yorum yapmak istiyorum:

Adsız dedi ki...

moruk yazıyon bea;)

Unknown dedi ki...

tasvir güzel, argo yerinde kullanılmış. ama eğer ben yazsaysım bu yazıyı, daha mutlu bir ruh hali içinde olurdum. fransız filminden ziyade korkunç bir film serileri gibi anlamsız bir komedinin içinde hissederdim kendimi.

 
Design by Pocket
This template is brought to you by : allblogtools.com Blogger Templates