19 Ocak 2010 Salı
günah şehrine 8 mil
19 Ocak 2010 Salı
brittany murphy'e
ölüm haberin ile; aşk, göbek deliğindeki gökdelenin 52. katından düştü mersin'e. britty, elma! nasıl oldu da bunu başarabildin? oysa göz göze gelmemiştik bile! tüm rötarlı aşk seferlerinde ölüm hissi duyulur britty. elma, duydun mu? elimde, bi' kadeh ''hayvansavar itöldüren'' ile piyano başı mesaisindeyim. soundtrack ''habanera from carmen''. senin için çaldırıyorum. paranın önemi yok, ama elma! en başta, kamuoyu karşıydı aşkımıza. ajdar ''beyinsel hayır'', acun ''yokum'', recepciğim ''van minüt'', şener şen ''tufphh, ben istemem'' dediler. ve daha neler neler. her şey tersine döndü ölümün ile birlikte. genital bölgeleri lavanta kokuyor sokakların. ama bedenle ilgisi yok, bekaretini koruyordu aşkımız. derin metraj binaların kamufle etmeye çalıştığı mersin'i izler gibi, izlerdim ben seni. yarım yamalak. ama bilirdim asıl görüntüyü. hani o milyonlarca kopyası bulunan makalenin, el yazması aklımdaydı yani. okumaya çalışırken sessizliği bozan kol saatimin, saniye çubuğuydun sen. en sessiz dakikaların bir çıtı. çıtı pıtı. sen ayırmaya çalışıyorsun bizi. ama şimdi nasıl kavuşacağız britty. hiç ölmeyecekmişim gibi. 9.kattan atsalar bedenimi, sakat kalır bela olurum yine mitoloji tanrılarına. esir olduğum satırların orospusuyum ya britty, hemen çeviriyorum lafı; ne kavuşması, biz hiç ayrılmadık ki? sen doğrucu davuttun. erkeklerin huyudur kıyaslama; ''şu mu ben mi?'' diye sorduğum zaman, ''onu tanımıyorum tabii ki sen'' derdin. ama huyun kurusun; tanımadığın, bilmediğin yerlere gidebildin. hey britty, elma! sen, bu kışın ilk kötü haberiydin dünyaya. ilk doğa felaketi. tanrı'nın, yanına almakta zaman kaybettiği ey melek; sen bi' Tek. sen giriş ve gelişmesinden yoksun bir veda mektubu. kalbin çok hızlıydı yeryüzü için. bu yüzden hiç şaşırmıyorum; aramızdan ayrılmana, kalbinin neden olduğuna. yalan söylüyorum britty. şaşırmamak elde mi? şok ettin milleti; şok, makaleler zinciri. üzdün: hüzünlü aşıklar derneği. güldüğün zaman ''koupes'' rüzgarları estirip, hüzünlü zamanlarında ''blacksea trip'' kasırgalarıyla alayına cazeden. kahrettin. sigara ve aşk'ın lafını etmem aslında. ''kor''dan küle dönüşen hiçbi' şeyin lafı da edilmemeli hatta. ama sen başkaydın britty. hep kor. sırtüstü uzanacağım birazdan. belimden çakımı çıkarıp, açık bi' şekilde üzerime koyacağım. sonra, sonra uzun zamandır yapmadığım bi' şey; tanrıya dua edeceğim. ruhumun bi' an önce bedenimi terketmesi hususunda. öncesinde bi' itirafta bulunayım sana; gözlerini bi' daha açamayacağını düşünmek çok acı verici. ve sana bunları yazmak. senin için yazmak... hazır da hissetmiyordum aslında kendimi. ama şunu iyi biliyorum ki; hiçbi' zaman da hazır hissetmeyecektim. öyle bir şey olamaz, olamaz, olamaz. bunca zaman karşılaşamamamız büyük şanssızlık. yanlış yer, yanlış kişiler, yanlış zamanlamalar. büyük yanlışlık. telafisi olamayanlardan. şimdi puzzle hiç bitmeyecek. parçalar eksik ve bazıları kayıp. sen eksiksin, ben kayboldum. ah, az kalsın unutuyordum; bizim bi' anlaşmamız vardı.
ama sen anlaşmaya uymuyorsun. daha ben doğduğumda, tanrı ile aramızda imzaladığımız anlaşmaya göre; elma dediğimde ortaya çıkıp, yanımda olacaktın. şimdi soruyorum; hanginiz ihanetin yönetmen koltuğunda?
ölümünden az biraz zaman sonra;
ve hayal kuramayacak kadar çürüdü insanlık. ve her şey bi' strateji savaşına dönüştü. çıkarlar doğrultusunda felan. ve aslında paranoya bulaşıcı bir hastalık değil. ve'lhasılı kelam; alem göt oldu. kuralları ''güç'' koydu. söylenenlere göre; herkes, en sonunda bu güce tapacak. faydası yok direnmenin... son direniş orduları mağlup. hayal gücüm; 10 oda, 4 salon, 3 tuvalet, 2 banyo. müstakil.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


1 yazı hakkında yorum yapmak istiyorum:
Bilmezdim bu kadar derin aşk yaşadığını.ilk günler üzülürdün anlayamadım.Ah be brit sendemi yalnız bıraktın!! Günah şehrine 8Mil kala...
Yorum Gönder