28 Ekim 2010 Perşembe
ama nasıl
28 Ekim 2010 Perşembe
ey bana ilk içkimi tattıran kadın!
sen güzelliğine çok güvenirdin, bense duygularıma
bu yüzden
ya bir ayna karşısında son bulacak beğenilerin
ya da seni ben kadar sevmeyen bir adamın
güzelliğine boşaldığı anda şakaklarında
ve benim ölümüm
ben muhtemelen ölmek üzereyken baskıya vereceğim ilk ve son kitabımın
sayfaların, satırların
ve can vereceğim
ve can vereceğim tükenmez sevdaların candamarlarında
ey beni aşk ile sınamakta olan, sen
sen aynalara çok güvenirdin, bense mısralarıma
bu yüzden
ya bir yansıma sırasında son bulacak güzelliğin
ya da sana ben gibi bakmayan bir adamın gözkapaklarında
ve benim sonum
ben muhtemelen yine seni daha yoğun hissetmek için aldığım bir içkinin
o son bardağında
ey beni mezartaşı olmayacak bir toprağa sokan, sev
sen güç zannettiğin o görgüsüzlüklere çok aşıktın
bense yalnızca sana
bu yüzden
ya pahalı taşlarla çevrili, fiyakalı bir mezartaşı olan
ve çiçekleri hiç eksik olmayacak
bakımlı bir toprağa bırakılacaksın yavaşça
ya da hiç çürümeyeceğin masalsı bir cam kavanoza
mesela ben
ben
ya bir tek gününü sensiz yaşamayı reddettiğim şu hataya
pardon, hayata veda ederken ezkaza
çünkü bir lanetti bu ve görünmez
yani cidden görünmez bir kaza
ya da
ya da yokolacağım yine gözlerinin
bakışlarının yoğunluğunda
belki de seni ilk gördüğüm yerde
o son intiharım sırasında…
15 Ekim 2010 Cuma
aşk bir yağmur damlasıydı mevsimini bekleyen
15 Ekim 2010 Cuma
bana yanlış yapanların ta iç cephelerine boşalayım.
cephe dedik, bir ölüm kalım ortasında
derken taarruza geçti denge düşmanları
et' kemik ile, ruh' beden ile, beyin' kalp ile bir savaşa girişti
bir savaş diyorum
çünkü sonunda bir kazanan, bir kaybeden olacak
bir savaş diyorum
çünkü sonunda kazançlar ve kayıplar olacak
bir savaş diyorum
çünkü bir ömre fazla ikilikler
biraz yavaş diyorum, evet
biraz yavaş diyorum
çünkü ölümü beklemiyorum
yine hiçbi' şey beklemeyerek yürürken
bir yağmur damlası çaktı gökyüzü
tavanımdan tabanıma ince yollu akarak
tek bir damla ile ıslanabilme yeteneğine sahibim
tek bir bakışın ile sana taparcasına aşık olmam şahittir buna
gittiğin her şehirde birini aramak nasıl bir duygu
bence bir lanet bu
ve belki büyü
e büyü dedik biraz, öyle çık karşıma
derken karşıt düşüncelere tahammül kalmamaya başladı
sağ gözüm sol gözüm ile, sağ kulağım sol kulağım ile, ve ellerim birbirleriyle
bu bir oyun dedi burnum
sen de bir koyun dedi dudaklarım
ısırıp, kanattım onları
dedik ya tahammül kalmadı
biraz ısınıp açtım kanatlarımı sonra
pilot olmak bize bahşedilmiş bir şey sonuçta
genetiğimizde var bu
yine seni düşünerek içerken
bir lav püskürdü ve yaktı yeryüzü
dudaklarımdan kalbime incelikli damlayarak
tek bir adımla ölebilirim
tek bir anımla yineleyerek sevmem seni, şahittir buna
gördüğün her kişide ondan bir şeyler farketmek nasıl bir duygu
bence delilik bu
ve belki düğüm
çünkü bir ömre fazla net bir yaşam
benim birini sevmem bile kendi içimde bir savaş
biraz yavaş diyorum, evet
biraz yavaş diyorum
çünkü ölümü özlemiyorum.
cephe dedik, bir ölüm kalım ortasında
derken taarruza geçti denge düşmanları
et' kemik ile, ruh' beden ile, beyin' kalp ile bir savaşa girişti
bir savaş diyorum
çünkü sonunda bir kazanan, bir kaybeden olacak
bir savaş diyorum
çünkü sonunda kazançlar ve kayıplar olacak
bir savaş diyorum
çünkü bir ömre fazla ikilikler
biraz yavaş diyorum, evet
biraz yavaş diyorum
çünkü ölümü beklemiyorum
yine hiçbi' şey beklemeyerek yürürken
bir yağmur damlası çaktı gökyüzü
tavanımdan tabanıma ince yollu akarak
tek bir damla ile ıslanabilme yeteneğine sahibim
tek bir bakışın ile sana taparcasına aşık olmam şahittir buna
gittiğin her şehirde birini aramak nasıl bir duygu
bence bir lanet bu
ve belki büyü
e büyü dedik biraz, öyle çık karşıma
derken karşıt düşüncelere tahammül kalmamaya başladı
sağ gözüm sol gözüm ile, sağ kulağım sol kulağım ile, ve ellerim birbirleriyle
bu bir oyun dedi burnum
sen de bir koyun dedi dudaklarım
ısırıp, kanattım onları
dedik ya tahammül kalmadı
biraz ısınıp açtım kanatlarımı sonra
pilot olmak bize bahşedilmiş bir şey sonuçta
genetiğimizde var bu
yine seni düşünerek içerken
bir lav püskürdü ve yaktı yeryüzü
dudaklarımdan kalbime incelikli damlayarak
tek bir adımla ölebilirim
tek bir anımla yineleyerek sevmem seni, şahittir buna
gördüğün her kişide ondan bir şeyler farketmek nasıl bir duygu
bence delilik bu
ve belki düğüm
çünkü bir ömre fazla net bir yaşam
benim birini sevmem bile kendi içimde bir savaş
biraz yavaş diyorum, evet
biraz yavaş diyorum
çünkü ölümü özlemiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)
