seviyorum. özlüyorum, ağlıyorum, düşlüyorum, yine ağlıyorum
ve üşüyorum. çok üşüyorum. sonra tekrar ağlıyorum, içime içime ağlıyorum. bütün
gücümü yitirdim, artık devrik bir kralım. krallığım, sıralı intiharlar eşliğinde tükenmekte. yorganı ağzıma kadar çekiyorum, yine de çok üşüyorum. bi’
yatağı tek başıma ısıtmayı başaramadım, bir de kadınlarla konuşmayı. hiç
değişmediğimi düşünenler olabilir. yanılıyorlar. öyle bir yanılgı ki bu,
ellerim daha çok üşüyor, lisanım sürçüyor. ölümü, öldürmeyi ve ölmeyi düşünüyorum
her an. her saniye katil ya da maktul olmayı kurguluyorum. yahut ikisi bir
arada. bu arada hala…
ve hiçbir şeye konsantre olamıyorum. gün içinde
yaşayabileceğim en boktan anları biriktiriyorum. ama günün birinde, benden tek
bir haber alamayacağını bileceksin. belki unutacaksın, başaramadığımı başarıp
mutlu olacaksın ve belki de hiç olmamışım sayacaksın. merak etme, ölmeden önce
bütün arkadaşlarımızı gömeceğim. arkadaşlıklarımızı. sana, benim ölüm haberimi
iletme ihtimaline bürünmüş kimse kalmayacak etrafımda. tam istediğim gibi bir
ölüm yaşacağım. yapayalnız ve mutsuz. çünkü bunu hakediyorum. çünkü ettiğim her
dua bu yönde. çünkü tanrı bana söz verdi, bir dilek tut dedi; bildiğim bütün
küfürleri ettim. eğer babam benim gibi biriyse, o hiçbir saygısızlığı
bağışlamaz. eğer ben onun evladıysam, ben hiçbir bağışlanmayı kucaklayamam.
yarın kıyamet kopmayacak ve biz aynı gün ölmeyeceğiz. seni gördüğüm ilk günden
beri biliyorum bunu. çünkü seni gördüğüm ilk gün hiç kararmayacak ve biz
birbirimizi sevmeyeceğiz. ne kadar bilirsem
bileyim hiç değişmeyecek, alışamayacağım. bunu kabul etmeyecek ve git gide
zararsız bir şeye dönüşeceğim. dünya zifiri karanlığa düşse, ben tek seferde
seni bulup, sana sarılmayı başarabilirim. başarabilirdim. üzgünüm, her şeyi denedim.
olmuyor.

0 yazı hakkında yorum yapmak istiyorum:
Yorum Gönder